Yazarlarımız

Anket

Üzgünüz! Bu Anket İçin Oy Kullanamadınız.

Ek Gösterge Cetveli Yeniden Düzenlenmeli

  • Yazının Tarihi : 9 Ocak 2018
  • Googleda Paylaş
  • Twitterda Paylaş
  • Facebookta Paylaş
  • Bu Yazıyı Sosyal Medyada Paylaş :

3046 sayılı Kanun hükümleri uyarınca, Şube Müdürlüğü esas hizmet birimidir. Kamu kurum ve kuruluşlarının her birinin görevde yükselme ve unvan değişikliklerine ilişkin özel yönetmeliklerinde “ŞUBE MÜDÜRÜ” YÖNETİM HİZMETLERİ GRUBU’nda sayılmaktadır. Şube Müdürü, Şube Müdürlüğü Makamı’nı temsil etmekte, bu makamın sorumluluklarını üstlenmekte ve yetkilerini kullanmaktadır. Bakanlıklarda Müstakil Daire Başkanlığı şeklinde teşkilatlandırılan birimlerde Birim Amiri Müstakil Daire Başkanı iken Müstakil Daire Başkanından sonraki en üst amir Şube Müdürü’dür. Müstakil daire başkanının yokluğunda başkanlığın Birim Amir’liği görevini, genel müdürlük şeklinde teşkilatlandırılan birimlerde ise daire başkanın yokluğunda Daire Başkan’lığı görevini vekaleten yürütmektedir.
Şube müdürleri Kamu kurum ve kuruluşlarının kurumsal hafızasıdır. Aynı zamanda değişim ve gelişime açık, mevzuata ve uygulamaya hakim olmaları nedeniyle vatandaş sorunlarının da çözüm merciidir. Daire Başkanı ve üstü kadrolar ise yürütme organının tercihine göre şekillenmektedir. Şube Müdürü olabilmek için belli bir süre hizmet edip, belli bir bilgi ve tecrübeye sahip olduktan sonra, disiplin yönünden sınava girmesine engel bir durumunun olmaması, yapılan yazılı ve sözlü sınavlarda da başarılı olması gerekmektedir. Şube Müdürleri konusunda uzmanlaşırken, aynı zamanda maiyetindeki personelin yetiştirilmesinden, sevk ve idaresinden, iş ve işlemlerin takip ve denetiminden de sorumludur.
3046 sayılı Kanunda sayılan hiyerarşik kademelerde Daire Başkanından sonra gelen Şube Müdürleri; makam + görev tazminatı almayan, maiyetinde çalışan mimar, mühendis, istatistikçi, programcı, çözümleyici, araştırmacı, şef, VHKİ, memur, şoför vb. kadrolarda görev yapan personelin ek göstergesinden daha düşük veya eşit olan tek yöneticidir.
Mühendisin Ek Göstergesi 3600, İstatistikçinin Ek Göstergesi 3000 iken Şube Müdürü’nün Ek Göstergesi 2200’dür.
Ek gösterge farklılığı, amir – memur ilişkisini zedelemek suretiyle çalışma barışını bozmakta, bu durum kamu hizmetinin etkin ve verimli sunulabilmesi noktasında olumsuz sonuçlar doğurmaktadır.
Şube Müdürü’nün üzerinde bulunan sorumluluk ve kullanmış olduğu yetki düşünüldüğünde, görev riski karşısında kendisine verilen Ek Göstergenin, kendisine bağlı çalışan ve üzerinde böyle bir sorumluluk olmayan kamu çalışanlarından daha az olması hakkaniyet ilkesi ile bağdaşmamaktadır. Kaldı ki kamuda Ek Gösterge bir statüdür.
Ayrıca amir durumunda olan Şube Müdürü’nün Ek Gösterge’sinin memurla aynı olması Şube Müdürü’nün statüsünün yok sayılması sonucunu doğurmaktadır.
Eşit işe eşit ücret sisteminde hiyerarşik kademeler arasında makul bir ücret farkı varken 2/11/2011 tarihli ve 666 sayılı KHK ile eşit unvana eşit ücret adı altında yapılan düzenleme sonucu Kariyer Uzmanı, Daire Başkanı ve üstü kadrolarda bulunanların mali ve özlük hakları iyileştirilmiştir. Şube Müdürü ve alt kadrolarda yer alan personelin ücretlerinde ise herhangi bir iyileştirme yapılmamış olup, hiyerarşik kademeler arasındaki ücret dengesi orantısız şekilde bozulmuştur.
Şimdiye kadar kendileri ile ilgili hiçbir talepte bulunmayan Şube Müdürlerinin mutlaka hak ettiği “Kariyer Meslek Gurubu” içinde sayılarak, mağduriyetlerine sebep olan gelir kaybının giderilmesi gerekmektedir. 15.000 Şube Müdürü Mağduriyetlerinin giderilmesini beklemektedir.
657 Sayılı Yasanın yürürlüğe girdiği 1965 yılında, Şube Müdürünün maaşı, TSK’ da görev yapan Albay rütbesine eşitken, günümüzde bunun çok uzağındadır. Hal böyleyken bugün itibariyle idari kademenin en büyük kayba uğramış kesimi Şube Müdürleridir.

Google Etiketleri :
  • şube müdürü ek gösterge tablosu
Anahtar Kelime :

Bir Yorum Yazın